böylesine

listen to the pronunciation of böylesine
Turkish - English
such

I've never seen such a big dog. - Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.

We must consider the question of whether we can afford such huge sums for armaments. - Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.

so excessively
such a, such, this
as... as this, such a, such
this

This would be such a great place to raise kids. - Bu, çocuk yetiştirmek için böylesine harika bir yer olurdu.

It's impossible to work in a room this dim. - Böylesine loş bir odada çalışmak imkansızdır.

Turkish - Turkish
Bu tarzda, bu biçimde: "Doğrusu ondan böylesine bir dostluk, böylesine bir özveri beklemiyordum."- E. Bener
Aşırı bir biçimde
böylesine
Favorites