böylece

listen to the pronunciation of böylece
Turkish - English
thus

Thus they decided that I was innocent. - Böylece masum olduğuma karar verdiler.

Thus, the tyrant succeeded in conquering the kingdom. - Böylece despot hükümdar, krallığı fetihte başarılı oldu.

so that

Drink everything up, so that nothing remains inside. - Her şeyi son yudumuna kadar iç, böylece içinde bir şey kalmaz.

Have a proper funeral for the body so that the soul can reach to heaven. - Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.

so
thus and so
since therefore
thusly
by this way
in this manner
thence
exactly like this
thus, so
in this way

He became a great pianist in this way. - Böylece büyük bir piyanist oldu.

in this way, in this manner
as follows
then

I'm going to have dinner with him tomorrow night, so I'll feel him out then. - Yarın akşam onunla akşam yemeği yiyeceğim, böylece o zaman onun fikrini öğreneceğim.

ve böylece
and so
Turkish - Turkish
Sonunda, böylelikle: "Bu hikâye de böylece geçmiş, unutulmuş oldu."- M. Ş. Esendal
Tam böyle, bu biçimde: "Kadın, böylece ona bir teyze yakınlığı göstermişti."- H. E. Adıvar
Tam böyle, bu biçimde
Sonunda, böylelikle
böylece
Favorites