ausschnitte

listen to the pronunciation of ausschnitte
German - Turkish
özleri
English - Turkish

Definition of ausschnitte in English Turkish dictionary

details
teferruat
details
ayrıntılar

Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum. - He has a great storehouse of knowledge about historical details but I seriously doubt that's of any use in life.

Anlaşmanın ayrıntıları sözleşmede belirtilir. - The details of the agreement are set forth in the contract.

parts
{i} bölge

Fransızca Fransa'nın yanı sıra İtalya bölgelerinde konuşulur. - French is spoken in parts of Italy as well as in France.

Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir. - Tom is the owner of the largest ranch in these parts.

parts
(Askeri) PARÇALAR: Bir malzeme kaleminin başlıca unsurları, aksamı veya tali komple parçaları. Parçalar; yıpranmış, hasara uğramış, kaybolmuş veya tahrip edilmiş unsurları değiştirmek suretiyle malzemeyi sağlam bir duruma getirmek için yedekte bulundurulurlar
parts
{i} parçalar

Bu fabrika, otomobil parçaları üretmektedir. - This factory manufactures automobile parts.

Tek parça yapmak için tüm parçaları birleştirin. - Combine all the parts to make one piece.

parts
{i} yetenek
excerpts
pasajlar
parts
{i} semt

Bir hırsızlar çetesi bu semtte çalışır. - A gang of thieves works these parts.

details
müfredat
parts
(Bilgisayar) parça

Tom pastayı üç eşit parçaya böldü. - Tom divided the pie into three equal parts.

Annem pastayı üç parçaya böldü. - Mother divided the cake into three parts.

sections
bölümler

Meryem, yolculuğun engebeli bölümlerinde destek için yürüyüş batonu kullandı. - Mary used walking poles to assist her with the uphill and downhill sections of the journey.

German - English
details
extracts
excerpts
parts
sections
necklines