Çok tertipli değilim.
- I'm not very organized.
Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
- The new law should take a bite out of organized crime.
Biz daha organize olmalıyız.
- We should get more organized.
Biz bir proje ekibi düzenledik.
- We organized a project team.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
- The speaker organized his lecture notes.
Kayalar Japon tarzı bahçede güzel biçimde düzenlendi.
- Rocks are beautifully arranged in the Japanese-style garden.
Toplantı gelecek pazar düzenlendi.
- The meeting was arranged for next Sunday.
Onlar bir toplantı düzenlediler.
- They arranged a meeting.
Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.
- I arranged catering for tomorrow's party.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Tom çok düzenli değil.
- Tom isn't very organized.
Tom düzenli görünüyor.
- Tom seems to be organized.