Cats are often run over by moving vehicles.
- Kediler genellikle hareketli araçlar tarafından ezilirler.
Fire engines have priority over other vehicles.
- İtfaiye arabalarının diğer araçlara göre önceliği vardır.
A car, a bicycle, an airplane, a boat, and a train are all means of transportation.
- Bir araba, bir bisiklet, bir uçak, bir tekne ve bir tren tümü ulaştırma araçlarıdır.
All possible means have been tried.
- Mümkün olan tüm araçlar denendi.
Newspapers, television, and radio are called the mass media.
- Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.
On behalf of the government, the mass media are abused.
- Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.
I tried all possible means.
- Olası tüm araçları denedim.
All of them have independent means.
- Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.
Prosperity is only an instrument to be used, not a deity to be worshipped.
- Refah, tapılacak bir tanrı değil, sadece kullanılacak bir araçtır.
The thermometer is an instrument for measuring temperature.
- Termometre, sıcaklık ölçmek için bir araçtır.
These tools are used for building a house.
- Bu araçlar bir ev inşa etmek için kullanılır.
Man learned early to use tools.
- İnsan araçları kullanmayı erken öğrendi.
These implements are in common use.
- Bu araçlar ortak kullanımdadır.
Welcome to the world of motor vehicles.
- Motorlu araçlar dünyasına hoş geldiniz.
Motorists must leave at least a metre-wide buffer when passing cyclists.
- Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
We have no means of transportation.
- Taşımacılık araçlarımız yok.
All of them have independent means.
- Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.
This place isn't convenient for public transportation.
- Bu yer, toplu taşıma araçları için uygun değildir.
We have no means of transportation.
- Taşımacılık araçlarımız yok.
Bicycles are tools for urban sustainability.
- Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.
A wrench is a commonly used tool.
- Bir İngiliz anahtarı, yaygın olarak kullanılan bir araçtır.
What's your favorite painting medium?
- En sevdiğiniz boyama araçları nelerdir?
Television is an audiovisual medium.
- Televizyon bir görsel-işitsel araçtır.