a toilet in england

listen to the pronunciation of a toilet in england
English - Turkish

Definition of a toilet in england in English Turkish dictionary

closet
{i} klozet

Tom klozetteydi, Mary'den saklanıyordu. - Tom was in the closet, hiding from Mary.

closet
{i} gömme dolap
closet
{i} bölme
closet
{i} (gardırop işlevi gören sandık odası gibi) gömme dolap, yüklük
closet
helataşı
closet
tuvalet

Tom tuvalet ışık zincirini çekti. - Tom pulled the chain on the closet light.

Tom sonunda tuvaletten çıkmaya karar verdiğinde herkes zaten onun bir eş cinsel olduğunu biliyordu. - When Tom finally decided to come out of the closet, everyone already knew he was gay.

closet
küçük oda
closet
{s} gizli
closet
{s} şahsi
closet
{i} gizli oda
closet
(fiil) odaya kapatmak
closet
mülakat veya görüşme yapmak için bir odaya çekilmek
closet
{i} helâ
closet
(sıfat) kişisel, şahsi, özel, gizli, mahrem
closet
özel bir odaya kapatmak
closet
{s} mahrem
closet
uygulanma kabiliyeti olmayan
closet
{s} kişisel
English - English
closet
water closet
loo
a toilet in england

    Hyphenation

    a toi·let in Eng·land

    Turkish pronunciation

    ı toylıt în îngglınd

    Pronunciation

    /ə ˈtoilət ən ˈəɴɢglənd/ /ə ˈtɔɪlət ɪn ˈɪŋɡlənd/
Favorites