a single thing, as a magnitude or number, regarded as an undivided whole

listen to the pronunciation of a single thing, as a magnitude or number, regarded as an undivided whole
English - Turkish

Definition of a single thing, as a magnitude or number, regarded as an undivided whole in English Turkish dictionary

unit
{i} birim

Bir parsek bir astronomik birimin bir arksaniyelik bir dereceye karşılık geldiği mesafedir. - One parsec is the distance at which one astronomical unit subtends an angle of one arcsecond.

Bir ışık yılı bir mesafe birimidir. Bu, ışığın bir yılda seyahat edebileceği mesafedir. - A light-year is a unit of distance. It is the distance that light can travel in one year.

unit
{i} ünite

Bir tablet, tek bir ünitede ekran devresi ve pili olan bir mobil bilgisayardır. - A tablet is a mobile computer with display, circuitry and battery in a single unit.

Lütfen kalan beş üniteyi hemen gönderir misiniz? - Would you please send the remaining five units right away?

unit
{i} bütünlük
unit
en küçük tam sayı
unit
tek basamaklı sayı
unit
takım

Tim Howard 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri milli takımının kalecisiydi. - Tim Howard was the goalkeeper for the United States national team in 2014.

Onların takımının güçlü bir birlik duyusu var. - Their team has a strong sense of unity.

unit
eşya
unit
parça

Shetland Adaları Birleşik Krallığın bir parçasıdır. - The Shetland Islands are part of the United Kingdom.

İskoçya Birleşik Krallığın parçasıdır. - Scotland is part of the United Kingdom.

unit
puvan unit of measurement ölçü birimi
unit
{i} birlik

Evlilik sevgiden yapılmış bir birliktir. - Marriage is a unity made from love.

Birlik paradan daha iyidir. - Unity is better than money.

unit
{i} öğe
unit
{i} tertibat: heating unit ısıtma tertibatı
unit
birim/ünite
unit
bir

1860'ta Lincoln, Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına seçildi. - In 1860, Lincoln was elected President of the United States.

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ile komşudur. - The United States borders Canada.

unit
fert
unit
belirli bir miktar
unit
{i} (üniversitede) puan
unit
(Tıp) Tek şey
English - English
unit
a single thing, as a magnitude or number, regarded as an undivided whole

    Hyphenation

    a sin·gle thing, as a mag·ni·tude or number, regarded as an un·di·vi·ded whole

    Pronunciation

Favorites