O, Kanadalı bir kızla evlendi.
- He married a Canadian girl.
Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.
- Dorenda really is a nice girl. She shares her cookies with me.
Tavuğun sekiz tane civcivi vardır.
- The hen has eight chicks.
Tom civcivleri bir karton kutuya koydu.
- Tom put the chicks in a cardboard box.
Arabaya bir piliç atalım.
- Let's pick up a chick.
Akşam yemeği için piliç var mı?
- Is there chicken for dinner?
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.
- On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Küçük kız güzel bir kadın oldu.
- The little girl grew into a beautiful woman.
Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.
- Women and girls would cross over the street rather than meet him.
Gerçeği anlatmak gerekirse o benim sevgilim.
- To tell the truth, she is my girlfriend.
Bu gece kardeşimin sevgilisiyle buluşacağım.
- I'm going to meet my brother's girlfriend tonight.
Tom, kızarmış tavuk seviyor.
- Tom loves fried chicken.
Babam tavuk kızartmak için ateş kullanır.
- Dad uses fire to roast a chicken.
Suçiçeği yaygın bir çocukluk hastalığıdır.
- Chicken pox is a common childhood illness.
Ben bir çocukken su çiçeği geçirdim.
- I had chicken pox when I was a kid.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.
- I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Onun kız arkadaşı Japon.
- His girlfriend is Japanese.
THE GIRL All right, they'll think I'm your frail.
I'm going to meet my girl over there.''.
Amanda is a girl of 16.
Your girl turned up on our doorstep.
Stop being such a girl and punch back.
... Dylan's great phrase in brownsville girl ...
... a Michelle cameo on "Awkward Black Girl". ...