şanssızlık

listen to the pronunciation of şanssızlık
Turkish - English
ill luck
{i} misfortune

Misfortune dogged him all his life. - Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.

sorrow
mischance
blow
bad luck
adversity
misfortune, bad luck, adversity, bad break
rotten luck
contretemps
unluckiness, bad luck, misfortune
hoodoo
bad
hard line
hard luck
shame
unluckiness
bad fortune
{i} reversal
anlık şanssızlık
streak of bad luck
Turkish - Turkish
Talihsiz olma durumu, talihsizlik
şanssızlık
Favorites