ısmarlama

listen to the pronunciation of ısmarlama
Turkish - English
custom

The cables were custom-made. - Kablolar ısmarlamaydı.

tailored
made to measure
having (someone) make (something) to order
warning (someone) not to do something; telling (someone) to do something
commission
treat

I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help. - Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.

Would you please allow me to treat you to dinner next week? - Lütfen önümüzdeki hafta sana akşam yemeği ısmarlamama izin verir misin?

bespoke
slapdash, done in a slapdash way, slipshod
custom made
made-to-order
ordering; ordered, made-to-measure, made-to-order; bespoke
treating (someone) to (something), buying (someone) (something)
ordered
made-to-order, custom-made
tailor-made (article of clothing)
forced, artificial, put-on
entrusting (someone, something) to (someone)
telling (someone) to bring (something); ordering (something); requesting (someone) to bring (something), asking (someone) to bring or get (something)
tailormade
placement
made to order
ordering
order

What do you wish to order, gentlemen? - Ne ısmarlamak istiyorsunuz,beyler?

Excuse me, but I didn't order this. - Affedersiniz fakat ben bunu ısmarlamadım.

madetoorder
ısmarlamak
order

Hey, do you guys want to order a pizza? - Hey, siz arkadaşlar pizza ısmarlamak istiyor musunuz?

Who's ready to order? - Ismarlamak için kim hazır?

ısmarlamak
buy

I want to buy you dinner. - Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum.

I'd like to buy you dinner. - Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum.

ısmarlama dikilmiş
tailor-made
ısmarlama elbise
tailormade
ısmarlama elbise
(man's) tailor-made suit; (woman's) tailor-made dress
ısmarlama elbise
tailored suit
ısmarlama pardösü
fitted coat
ısmarlama takım elbise
tailored suit
ısmarlama takım elbise
tailored costume
ısmarlama yapmak
to make to order
ısmarlama yapmak
make to order
ısmarlama çalışan
bespoke
ısmarlama çalışan terzi
bespoke tailor
ısmarlamak
{f} stand
ısmarlamak
place an order
ısmarlamak
send away for
ısmarlamak
give an order
ısmarlamak
treat smb. to smth
ısmarlamak
indent
ısmarlamak
entrust
ısmarlamak
send for
ısmarlamak
commend
ısmarlamak
{f} place
ısmarlamak
on me

beers on me - biralar benden.

(giysi) ısmarlama
made-to-measure
ısmarlamak
to entrust (someone, something) to (someone)
ısmarlamak
to order; to buy, to stand, to treat; to entrust, to commend
ısmarlamak
stand treat
ısmarlamak
to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you've loused it up!
ısmarlamak
to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit'e ısmarladım. I had Ferit make this jacket
ısmarlamak
have it made
ısmarlamak
to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül'e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker's. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market?
ısmarlamak
to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer
ısmarlamak
{f} commission
ısmarlamak
treat

I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help. - Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.

ısmarlamak
bespeak
Turkish - Turkish
Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dir. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir
Ismarlanarak yaptırılan
İçten olmayan, baştan savma
Ismarlamak işi, sipariş
Ismarlanarak yaptırılan. İçten olmayan, baştan savma
ISMARLAMA
(Osmanlı Dönemi) Sipariş verme, emanet etme. Hususi siparişle yaptırılmış, hazır alınmayan
ısmarlama elbise
Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dir. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir
ısmarlama kıyafet
Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dir. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir
ısmarlamak
Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek
Ismarlamak
peylemek
ısmarlamak
Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek
ısmarlamak
Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek
ısmarlamak
Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek: "Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal
ısmarlamak
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek
ısmarlamak
Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek
ısmarlamak
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek: "Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesarî
ısmarlama
Favorites