Some kind of party upstairs kept me up till one last night.
- Dün gece üst kattaki bir tür parti saat bire kadar beni uyutmadı.
The people upstairs come home late at night.
- Üst kattaki insanlar gece eve geç gelir.
I saw him coming upstairs.
- Onu üst kata gelişini gördüm.
The bedrooms are upstairs.
- Yatak odaları üst kattadır.
He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
- O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.
The nurse moved the patient to the top floor of the hospital.
- Hemşire hastayı hastanenin üst katına taşıdı.