Give a man a fish and you feed him for a day. Teach a man to fish and you feed him for a lifetime.
- Bir insana bir balık verirsen onu bir gün beslersin. Bir insana balık tutmayı öğretirsen onu ömür boyu beslersin.
This is the chance of a lifetime.
- Bu bir ömür boyu şanstır.
Tom was imprisoned for life at a state penitentiary.
- Tom'a bir devlet cezaevinde ömür boyu hapis cezası verildi.
Pigeons stay with the same partner for life.
- Güvercinler ömür boyu aynı eşle kalırlar.
Marriage is a lifelong commitment.
- Evlilik ömür boyu sadakattir.
Tom and Mary became lifelong friends.
- Tom ve Mary ömür boyu arkadaş oldu.