öğütlemek

listen to the pronunciation of öğütlemek
Turkish - English
advise
to advise, to counsel
recommend
warn
to advise (someone) (to do something)
preach
counsel
(Dilbilim) advise on
öğütleme
{i} recommendation
Turkish - Turkish
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını salık vermek, nasihat etmek: "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez."- N. Ataç
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını salık vermek, nasihat etmek
öğütleme
Öğütlemek işi, nasihat
öğütlemek
Favorites