We got him to carry our bag.
- Ona çantamızı taşıttık.
My bag is too old. I must buy a new one.
- Çantam çok eski. Yeni bir tane almalıyım.
The pencil case is on the table.
- Kalem çantası masanın üstünde.
Put the case in the hands of the police.
- Çantayı polise bırakın!
Tom left his briefcase on the subway.
- Tom çantasını metroda bıraktı.
The money was stolen from his briefcase.
- Para evrak çantasından çalındı.
I'll return to get my handbag.
- Ben el çantamı almak için geri döneceğim.
Jane has five handbags.
- Jane'in beş el çantası vardır.
Where is my satchel? It's on the chair.
- Omuz çantam nerede? Sandalyenin üstünde.
This purse is made of paper.
- Bu çanta kağıttan yapılmıştır.
He stole my purse from me.
- O, benden çantamı çaldı.
Keep an eye on my suitcase while I buy my ticket.
- Biletimi alırken çantama göz kulak ol.
Keep an eye on my suitcase while I get my ticket.
- Ben biletimi alırken çantama dikkat et.