çağrışım

listen to the pronunciation of çağrışım
Turkish - English
association of ideas
psych. association
connotation

When a word is borrowed from another language, it frequently begins by having the same meaning; but with continued use in both languages, the now separate words may accrete disparate connotations. - Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.

{i} association
connote
çağrışım yapmak
evoke
çağrışım yapma
evocation
güdümlü çağrışım
Directed association
serbest çağrışım
(Psikoloji, Ruhbilim) Free association
Turkish - Turkish
Bir düşüncenin veya görüntünün, bir başkasını hatırlatması: "Goethe denince herkesin aklına gelen ilk çağrışım, dünyanın sayılı iki üç dâhi yazarından biri olduğudur."- H. Taner
Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girince ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai: "Gününde dedikleriyle günümüzde olanlar arasında kolaylıkla çağrışımlar, karşılaştırmalar kurabiliriz."- N. Cumalı
Bir düşüncenin veya görüntünün, bir başkasını hatırlatması
tedai
dağılım
(Osmanlı Dönemi) tedâi
ortaşım
ÇAĞRIŞIM
(Osmanlı Dönemi) Psk: Bir idrakla kazanılan bir fikrin başka bir idrak (algı) ile kazanılan fikir arasında bağıntı kurulması, birinin diğerini hatıra getirmesidir. Bu bağıntı zaman ve mekânda yakınlık, benzerlik ve zıdlık sebebiyle kurulur. Sevap deyince günahın; abdest deyince namazın; Cennet deyince Cehennem'in de aklı gelmesi gibi
serbest çağrışım
(Psikoloji, Ruhbilim) Psikolojik tedavilerde kullanılan ve hastadan, mantıklı veya birbiriyle ilişkili olup olmadığına bakmaksızın aklına gelen her şeyi söylemesinin istendiği, bu yolla kurulacak diyalog yardımıyla hastalığın teşhis edilmeye çalışıldığı teknik
görsel-işitsel çağrışım
Görme ve işitme duyularına dayalı olarak oluşan çağrışım
çağrışım
Favorites