dudak

listen to the pronunciation of dudak
Türkçe - İngilizce
lip

Tom kissed Mary on the lips. - Tom Mary'yi dudaklarından öptü.

Lips that touch liquor shall not touch mine. - Liköre dokunan dudaklar benimkine dokunmayacaklar.

(Dilbilim) labial
(Denizbilim) labium
(Tıp) labrum
dudak boyası
(Argo) lippy
dudak boyası
lip rouge
dudak bükmek
sneer
dudak bükmek
make a face
dudak bükmek
show displeasure
dudak bükmek
curl one's lip
dudak büzmek
purse
dudak nemlendiricisi
chapstick
dudak nemlendiricisi
lip moisturizer
dudak okuma
(Dilbilim) lip reading
dudak okuma
(Spor) dig lips
dudak okuma
lip-reading
dudak okumak
lip-read
dudak sarkıtmak
sulk
dudak senkronu
(Sinema) lip synchronization
dudak yüzüne ait
(Tıp) labiocervical
dudak çizgisi
(Diş Hekimliği) lip line
dudak ısırtmak
fascinate
dudak ısırtmak
astonish
dudak bükmek
Pucker one´s lips (as when about to weep)
dudak bükmek
Curl one's lip, sneer, despise
dudak kalemi
lipstick
dudak balsamı
lip salve
dudak boyası
lipstick
dudak büken
sulker
dudak bükercesine
scoffingly
dudak bükerek
pejoratively
dudak bükme
pout
dudak bükme
scoff
dudak bükmek
to curl one's lip, to sneer, to despise
dudak bükmek
to make a face, show displeasure
dudak bükmek
scoff
dudak bükmek
mouth
dudak bükmek
curl one's lips
dudak bükmek
pout
dudak dokunacı
(Arılık) labial palp
dudak dokunaçları
(Hayvan Bilim, Zooloji) labial palpi
dudak dudağa
lip to lip
dudak dudağa gelmek
to kiss each other
dudak dudağa lip
to lip
dudak eşlemesi cin
coordination of dubbed sound to lip movements
dudak hareketle
lip reading
dudak ile
labially
dudak ile olma
labialy
dudak kilidi
(Denizbilim) lip-lock
dudak kuruluğu
lip dryness
dudak merhemi
lip balm
dudak mikrofonu
lip microphone
dudak okumak
lip read
dudak okumak
to lip-read
dudak parçası
(Hayvan Bilim, Zooloji) labial piece
dudak payı bırakmak
not to fill a cup/glass to the brim
dudak sarkıtmak
to sulk
dudak sıkmacı
(Anatomi) labial compressor
dudak tiryakisi
chain smoker who does not inhale
dudak çukuru
the groove in the upper lip
dudak ünsüzü
labial
dudak ünsüzü
phonetics labial consonant
dudak ünsüzü
labial consonant
dudak ısırtmak
to fascinate, to astonish
alt dudak
lower lip
dudaklar
(Dilbilim,Diş Hekimliği) lips

Tom kissed Mary on the lips. - Tom Mary'yi dudaklarından öptü.

Lips that touch liquor shall not touch mine. - Liköre dokunan dudaklar benimkine dokunmayacaklar.

bal dudak
lip honey
Dudaklar
(Tıp) labia
alt dudak
labium
tavşan dudak
harelip
yarık dudak
harelip
üst dudak
upper lip
Türkçe - Türkçe
Ağız
Ağız: "Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz."- H. Taner
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar
Toy kuşu, kuğu
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru kıvrılan üst ve alt kenarları
(Osmanlı Dönemi) LÜNC
laş
lep
leb
dudak uyumu
(Dilbilim) Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyip yuvarlaklaştırması
dudak benzeşmesi
Dudak ünsüzlerinin veya yuvarlak ünlülerin düz ünlüleri etkileyip yuvarlaklaştırması
dudak boyası
Dudakları boyamak için kullanılan kokulu, renkli madde, ruj
dudak eşlemesi
Sözlendirmede, perdedeki görüntüde yer alan dudak hareketlerine uygun ses çıkarma
dudak kalemi
Rujun daha kalıcı olmasını sağlayan ve dudak çizgilerini belirlemeye yarayan kalem
dudak tiryakisi
İçtiği sigaranın dumanını içine çekmeksizin dışarı üfleyen tiryaki
dudak yarığı
Tavşan dudağı
dudak çukuru
Üst dudağın ortasındaki oluk
dudak ünsüzü
Ağız boşluğundan gelen havanın dudaklara çarpıp patlamasıyla veya dudakların aralığından sızmasıyla oluşan ünsüz
alt dudak
Böceklerin ağız sisteminde bulunan alt parça
alt dudak
Dudaklardan altta bulunanı
diş eti-dudak ünsüzü
Alt dudağın üst dişlere dokunmasıyla oluşan dudak ünsüzü: f, v
diş-dudak ünsüzü
Diş eti dudak ünsüzü
üst dudak
Dudaklardan üstte bulunanı
üst dudak
Eklem bacaklı hayvanlarda ağız parçalarını örten bir uzantı, karından bacaklılarda ağız bölgesinin dış yanı
dudak