There's a car approaching.
- Yaklaşan bir araba var.
We could hear sirens approaching.
- Yaklaşan sirenleri duyabiliyorduk.
School clubs need to clearly outline the community service projects they plan to do for the upcoming school year.
- Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.
He will pass the upcoming examination.
- Yaklaşan sınavı geçecek.
In the film about the world coming to an end, death was certain within twelve hours.
- Sona yaklaşan dünya hakkındaki filmde, ölüm on iki saat içinde kesindi.
We want to wish you and your family all the joys of a coming New Year.
- Yaklaşan Yeni Yılın size ve ailenize neşe getirmesini dileriz.
Don't come near me. I have a cold.
- Bana yaklaşma, soğuk almışım.
Although it was a long way back to the station, little by little the old wagon drew near.
- İstasyona geri dönüş uzun bir yol olmasına rağmen, eski vagon yavaş yavaş yaklaştı.
According to the weather forecast, the typhoon is likely to approach the coast.
- Hava tahmini göre tayfunun sahile yaklaşması muhtemeldir.
He approached and fell on his knees.
- O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
The bridge is approximately a mile long.
- Köprü yaklaşık bir mil uzunluğunda.
The story approximates to historical truth.
- Hikaye tarihsel gerçeğe çok yaklaştı.
Don't let anyone come near the fire.
- Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.
Don't let that dog come near me!
- O köpeği yanıma yaklaştırma!
We're slowly nearing the end.
- Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.
The end of my probation period is nearing.
- Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.