I saw a figure approaching in the distance.
- Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
We could hear the sound of people approaching.
- Yaklaşan insanların sesini duyabiliyorduk.
Tom is excited about the upcoming game.
- Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
Tom could use a little extra time to review for the upcoming test.
- Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
How will you spend the coming three-day holiday?
- Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?
In the film about the world coming to an end, death was certain within twelve hours.
- Sona yaklaşan dünya hakkındaki filmde, ölüm on iki saat içinde kesindi.
Don't come near me. I have a cold.
- Bana yaklaşma, soğuk almışım.
Your birthday is drawing near.
- Doğum günün yaklaşıyor.
According to the weather forecast, the typhoon is approaching Okinawa.
- Hava tahminine göre, tayfun Okinawa'ya yaklaşıyor.
He approached and fell on his knees.
- O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
A person's heart is approximately the same size as their fist.
- Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.
Dogs breathe approximately 30 times a minute.
- Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.
He does not let the opponent come near him.
- O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.
Don't come near the bulldog in case it bites.
- Isırma ihtimaline karşın bir buldoğa yaklaşma.
We're slowly nearing the end.
- Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.
The end of my probation period is nearing.
- Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.