yağsız

listen to the pronunciation of yağsız
Türkisch - Englisch
low-fat (food)
fatless
lean

Tom only eats lean meats and vegetables. - Tom sadece yağsız et ve sebze yer.

She ate only lean meat. - O, sadece yağsız et yedi.

lacking oil, fat, grease, or butter; oilless; greaseless; butterless; free of oil, fat, or grease; nonfat
without oil/fat; (süt, peynir) skim; (et) lean
lean, fatless (meat)
skim

Two-percent milk tastes better than skim. - %2 süt yağsız sütten daha iyi tat verir.

meager
(Gıda) low fat
fat free
oil-free
nonfat
skimmed
yağ
oil

Give me the metal bucket with the oil in it. - Bana içinde yağ olan metal kovayı ver.

4. Heat the sesame oil in the wok and melt the butter. - 4. Susam yağını wokta ısıtın ve tereyağını eritin.

yağ
fat

The body converts extra calories into fat. - Vücut ekstra kaloriyi yağa dönüştürür.

You had better cut out the fat. - Yağı kesip çıkarsan iyi olur.

yağsız bir cins domuz
fastback
yağsız pişmiş sosis
saveloy
yağsız süt
skim milk, skimmed milk
yağsız süt
skim milk
yağsız süt
skimmed milk
yağ
{i} grease

The machine was clogged with grease. - Makine, yağdan tıkanmış.

yağ
(Biyokimya) lipid
yağ
essential oil
yağ
(Otomotiv,Teknik) lube oil
yağ
ointment
yağ
flattery

Flattery won't get you anything. - Yağcılık sana hiçbir şey getirmeyecek.

Imitation is the sincerest form of flattery. - Taklit en samimi yağcılık biçimidir.

yağ
shortening
yağ
the fat
domuzun yağsız bel parçası
griskin
yağ
adipose
yağ
slush
yağ
dripping
yağ
oil; fat; grease; tallow; suet
yağ
(Anatomi) adeps
yağ
oil; fat; grease; lubricant; ointment; mineral/vegetable oil; attar, essential oil; flattery, blarney
yağ
(cooking) oil; shortening; grease; fat; lard; butter; margarine, oleo, oleomargarine
yağ
auto. motor oil; lubricating grease
yağ
tallow
Türkisch - Türkisch
İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
Yağı az. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. İnce, zayıf
İnce, zayıf
Yağı olmayan
Yağı az
yağ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
yağ
Vücudun, atılması gereken amonyak, üre gibi bazı maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde
yağ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde: "Yağ gelen yerden bal esirgenmez."- Atasözü
yağ
Vazelin, mazot gibi fizik nitelikleriyle yağları andıran ve sanayide kullanılan mineral madde: "Yağı tükenmiş motor gibi duraklamış, kalmıştı."- E. E. Talu
yağ
Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde
yağ
Vazelin, mazot gibi fizik nitelikleriyle yağları andıran ve sanayide kullanılan mineral madde
yağ
Itırlı bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde
yağsız
Favoriten