Koyu kahve onu bütün gece uyanık tuttu.
- Starker Kaffee hat sie die ganze Nacht wach gehalten.
Selam, uyanık mısınız? Hepinize kalbimle harika bir Noel sabahı dilerim!
- Na, schon wach? Ich wünsche allen von Herzen einen wunderschönen Weihnachtsmorgen!
Benim daha dikkatli olmam gerekiyor.
- I need to be more alert.
Oğlum okulda daha dikkatli olmalı.
- My son needs to be more alert at school.
Ben bir fincan kahve içtikten sonra daha uyanık hissediyorum.
- I feel more alert after drinking a cup of coffee.
Uyanık kalmak zorundayız.
- We've got to stay alert.
Tsunami uyarısı iptal edildi.
- The tsunami alert was cancelled.
My brother often stays awake the whole night.
- Mein Bruder bleibt oft die ganze Nacht lang wach.
Coffee keeps me awake.
- Kaffee hält mich wach.