vicdansız

listen to the pronunciation of vicdansız
Türkisch - Englisch
{s} unscrupulous

A lot of people think this politician is an unscrupulous careerist. - Birçok insan bu politikacının vicdansız bir kariyerist olduğunu düşünüyor.

I think Tom is unscrupulous. - Tom vicdansız olduğunu düşünüyorum.

unconscientious
hard hearted
without remorse
unconscionable
unjust, unfair
remorseless
cold-blooded
unjust, unfair; conscienceless, unscrupulous, remorseless
conscienceless
godforsaken
cold blooded
miscreant
coldblooded
hardhearted
vicdansız kimse
heathen
Türkisch - Türkisch
Vicdanı olmayan, insafsız, hak gözetmez
vicdansız
Favoriten