versäumt

listen to the pronunciation of versäumt
Deutsch - Türkisch
başarısız
Englisch - Türkisch

Definition von versäumt im Englisch Türkisch wörterbuch

neglected
{s} bakımsız

Yer utanç verici bir biçimde bakımsızdı. - The place was shamefully neglected.

neglected
{f} ihmal et

Sağlığımı ihmal ettiğim için pişmanım. - I regret having neglected my health.

Tom işini ihmal etti. - Tom neglected his work.

neglected
{s} ihmal edilmiş

Fadıl kendini ihmal edilmiş ve terk edilmiş hissetti. - Fadil felt neglected and abandoned.

missed
(Bilgisayar) kaçırıldı
misses
(Bilgisayar) kaçışlar
omitted
çıkarılan
omitted
{f} dahil etme

Bir şeyi dahil etmedin. - You've omitted something.

neglected
ihmal edilen

Yeni park, kentin en çok ihmal edilen yerlerinden birine dönüştü. - The new park turned into one of the most neglected places in the city.

İhmal edilen oda boş kaldı. - The neglected room remained unoccupied.

missed
miss özle/farket/kaçır
omitted
dahil etme çıkarılan
Deutsch - Englisch