uyutma

listen to the pronunciation of uyutma
Türkisch - Englisch
sleep
uyutmak
deceive
uyutmak
(Dilbilim) put off
uyutmak
(Tıp) put under
uyutmak
fool
uyutmak
(Tıp) put out
uyu
{f} sleep

It seems that the children will have to sleep on the floor. - Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.

Robin looks very cute when he's sleeping. - Robin uyurken çok sevimli görünüyor.

uyu
{f} sleeping

You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death. - Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.

He's sleeping like a baby. - Bir bebek gibi uyuyor.

uyu
kip

I usually have a kip on Sundays. - Pazar günleri genellikle uyurum.

I want to have a kip. - Ben uyumak istiyorum.

uyu
{f} slept

I can't take it anymore! I haven't slept for three days! - Artık daha fazla dayanamıyorum! Üç gündür uyumadım!

They slept a little in the room. - Onlar, odada biraz uyudular.

uyutmak
knock out
uyutmak
put to sleep
uyutmak
lull
uyu
get to sleep

It was too muggy for me to get to sleep last night. - Dün gece hava uyuyamayacağım kadar çok nemliydi.

Tom couldn't get to sleep last night. - Tom dün gece uyuyamadı.

uyu
lazy
uyutmak
to put (someone) to sleep, cause (someone) to sleep
uyutmak
{f} anesthetize
uyutmak
{f} narcotize
uyutmak
drowse
uyutmak
to put to sleep, to make (sb) sleep; to deceive, to fool
uyutmak
to hypnotize
uyutmak
rock
uyutmak
{f} hypnotize
uyutmak
(Konuşma Dili) to beguile, deceive, hoodwink, fool, pull the wool over (someone's) eyes
uyutmak
anaesthetize [Brit.]
uyutmak
to alleviate, assuage
uyutmak
{f} anaesthetize
Türkisch - Türkisch
incir ve sütle yapılan bir tatlı
Uyutmak işi
(Osmanlı Dönemi) İNAME
Uyutmak
yatırmak
Uyutmak
(Osmanlı Dönemi) TEHCİD
uyutmak
Aldatmak, kandırmak: "Bugün yarın diye uyuttun durdun beni."- A. İlhan
uyutmak
Hafifletmek
uyutmak
İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
uyutmak
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
uyutmak
Aldatmak, kandırmak
uyutmak
Acı, keder vb.ni hafifletmek: "Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum."- R. N. Güntekin. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
uyutmak
(Osmanlı Dönemi) tenvim
uyutma
Favoriten