usluluk

listen to the pronunciation of usluluk
Türkisch - Englisch
sedateness
good behavior, quietness
uslu
well-behaved
uslu
well behaved

Your children are very well behaved. - Çocuklarınız çok uslu.

uslu
{s} good
uslu
tractable
uslu
orderly
uslu
demure
uslu
{s} sedate
uslu
{s} docile
uslu
{s} tame
uslu
{s} quiet

Tom told me to keep quiet. - Tom uslu durmamı söyledi.

Tom and I kept quiet. - Tom ve ben uslu durduk.

uslu
{s} squeezable
uslu
quiet (horse)
uslu
well-behaved, good, demure
uslu
well-behaved, good (child)
Türkisch - Türkisch
Uslu olma durumu
uslu
Uysal (hayvan): "Karagöz tutulunca lök gibi, beyimiz tuttu diye uslu uslu gelecek değil ya..."- S. F. Abasıyanık
uslu
Uysal
uslu
Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı
uslu
Akıllı, zeki
uslu
Akıllı, zeki: "Gören bizi sanır deli / Usludan yeğdir delimiz."- Anonim Şiir
uslu
Sofralık bir zeytin cinsi
uslu
Sofralık bir üzüm cinsi
uslu
Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı: "Uslu ve çekingen huyum ne kendimi, ne de nafakamı herhangi bir sert hareketle savunmağa asla müsait değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu
uslu
sakin sakin
usluluk
Favoriten