to dull the edge or point, to weaken

listen to the pronunciation of to dull the edge or point, to weaken
Englisch - Türkisch

Definition von to dull the edge or point, to weaken im Englisch Türkisch wörterbuch

blunt
köreltmek
blunt
küt
blunt
kesmez
blunt
bıçak vb kör
blunt
{f} körleştir
blunt
keskin olmayan,v.körleştir: adj.keskin olmayan
blunt
kaba
blunt
körleştirmek
blunt
{f} kesmek (iştah vb)
blunt
{s} kör

Dan Matt'i kör ve duyarsız olduğu için sevmiyor. - Dan dislikes Matt because he's blunt and insensitive.

Kalem körelmiş. Keskinleştirmeye ihtiyacı var. - The pencil is blunt. It needs sharpening.

blunt
açıkça

Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur. - Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it.

blunt
{s} patavatsız
blunt
önünü almak
blunt
(Tıp) Hissetme yeteneği azalmış kimse, hissiz
blunt
{s} anlayışsız
blunt
gabi
blunt
anlayışı kıt
Englisch - Englisch
{v} blunt
to dull the edge or point, to weaken
Favoriten