to consider; to deliberate

listen to the pronunciation of to consider; to deliberate
Englisch - Türkisch

Definition von to consider; to deliberate im Englisch Türkisch wörterbuch

advise
{f} tic. bildirmek. ill-advised
advise
salık vermek
advise
tavsiyede bulunmak

Onların işi başkana tavsiyede bulunmak. - Their job is to advise the president.

advise
nasihat vermek
advise
bildirmek
advise
tavsiye etmek
advise
tavsiye et

Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim. - I advised him to take a rest.

George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti. - George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself.

advise
{f} nasihat etmek

Aşağıdaki fiyat indirimleri ile ilgili sana nasihat etmek istiyoruz. - We wish to advise you of the following price reductions.

advise
{f} öğütlemek
advise
{f} öğüt vermek
advise
öğüt veya nasihat vermek
advise
akıllı
advise
haber veya bilgi vermek
advise
akıl öğretmek
advise
tedbirsiz well tedbirli
advise
(fiil) öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek, tavsiye etmek, akıl vermek, fikir vermek, haber vermek, bildirmek, uyarmak
advise
{f} fikir vermek
Englisch - Englisch
advise
to consider; to deliberate
Favoriten