Bir karenin dört kenarı vardır.
- A square has four sides.
Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.
- Tom and Mary carried the injured man to the side of the road.
Tom onun yan tarafında bir ağrı ile uyandı.
- Tom woke up with a pain in his side.
Yan tarafımda bir ağrı var.
- I've got a pain in my side.
Tom'un hikaye yönünü duydum.
- I heard Tom's side of the story.
Tatoeba'nın karanlık yönünü kesinlikle keşfettim.
- I just discovered the dark side of Tatoeba.
O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.
- It was tremendously exciting to be in Boston at that time.
O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.
- She promised her father to be in time for lunch.
... our alliance with europe remains the strongest the world has ever known ...