suistimal

listen to the pronunciation of suistimal
Türkisch - Englisch
misappropriation
malfeasance
abuse

Don't abuse my patience. - Sabrımı suistimal etmeyin.

Mary's husband abused her. - Mary'nin kocası onu suistimal etti.

misuse
(Ticaret) misconduct
(Ticaret) bribery
self abuse
suistimal etmek
pull at smb.'s heartstrings
suistimal etmek
{f} misuse
suistimal etmek
use
güvenini suistimal etmek
betray one's trust
suistimal etmek
{f} misemploy
suistimal etmek
{f} abuse
vazifeyi suistimal
(Hukuk) serious misconduct
Türkisch - Türkisch
Görevini, yetkisini vb.ni kötüye kullanma, yolsuzluk: "Hırsızlıkla veya suistimalle elde ettiğini iddia etmek doğru olmaz."- H. E. Adıvar
Englisch - Türkisch

Definition von suistimal im Englisch Türkisch wörterbuch

use kullanmak; kullanmak, suistimal etmek; kullanip bitirmek, tüketmek
kullanım tablosu
suistimal
Favoriten