Tom el işinde çok yetenekli.
- Tom is very skilled in manual labor.
O video oyunlarında yetenekli birisi.
- He's skilled at videogames.
Lisa o kadar yeteneklidir ki kendisi için vida ve benzeri küçük nesneleri bile yapabilir.
- Lisa is so skillful that she can even make screws and similar small objects for herself.
Tom yetenekli bir marangozdur.
- Tom is a skillful carpenter.
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.
- A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Kesinlikle sanatsal becerilerim yok.
- I have absolutely no artistic skills.
Yetenekli sanatkâr parçalanmış vazoyu parça parça restore etti.
- The skilled craftsman restored the shattered vase piece by piece.
Amerika'da iken İngilizce becerisini geliştirdi.
- He developed his English skill while he was in America.
Tom bir fotoğrafçı olarak becerilerini geliştirmek istedi.
- Tom wanted to hone his skills as a photographer.
Aleti ustalıkla idare etti.
- He handled the tool skillfully.
And I am skiller than you.
... becoming more skilled, and we are just sitting on the status ...
... hire, but here's a list of extremely skilled veterans who ...