showing favoritism

listen to the pronunciation of showing favoritism
Englisch - Türkisch

Definition von showing favoritism im Englisch Türkisch wörterbuch

partial
{s} taraflı

Tarafsızlık bile taraflıdır. - Even impartiality is partial.

Oyun sadece taraflı bir başarıydı. - The play was only a partial success.

partial
kısmi

O, sadece kısmi bir başarıydı. - It was only a partial success.

Onun işi sadece kısmi bir başarıydı. - His business was only a partial success.

partial
{s} kısmi; kısmen etkili
partial
kısma ait
partial
bölümlü

Güneş tutulmaları tam ya da bölümlü olabilir. - Lunar eclipses can be total or partial.

partial
{s} tam olmayan
partial
düşkün

Şu öğretmen kız öğrencilere düşkün olma eğilimindedir. - That teacher tends to be partial to female students.

Çikolatalı keke düşkündür. - She is partial to chocolate cake.

partial
bölümsel
partial
tikel
partial
kısmen etkili olan
partial
meyilli

O, tatlılara meyillidir. - She is partial to sweets.

partial
yanlı/kısmi
partial
bir tarafı tutarak
partial
taraf tutan
partial
(İnşaat) kasmi
partial
(Tıp) Tam olmayan, bütününü kapsamayan, kısmi
partial
partial eclipse astr
partial
tarafgir
partial
tarafgirlikle
Englisch - Englisch
unfair
partial
showing favoritism

    Silbentrennung

    show·ing fa·vo·ri·ti·sm

    Türkische aussprache

    şōîng feyvırîtîzım

    Aussprache

    /ˈsʜōəɴɢ ˈfāvərəˌtəzəm/ /ˈʃoʊɪŋ ˈfeɪvɜrɪˌtɪzəm/

    Wort des Tages

    aliment
Favoriten