seyyar

listen to the pronunciation of seyyar
Türkisch - Englisch
{s} portable
mobile
traveling

Bill's father was a traveling salesman. - Bill'in babası bir seyyar satıcıydı.

Tom makes a living as a traveling salesman. - Tom bir seyyar satıcı olarak geçimini sağlıyor.

ambulant
portable, movable; mobile
planetary
roving
ambulatory
itinerant, roving, peripatetic
itinerant, travelling; portable, movable, mobile
travelling [Brit.]
itinerant
migratory
on the move
peripatetic
floating
{s} travelling
erratic
seyyar satıcı
pedlar
seyyar satıcı
hawker
seyyar satıcı
peddler

The peddler carried a big bundle on his back. - Seyyar satıcı sırtında büyük bir paket taşıyordu.

seyyar satıcı
barrowman
seyyar satıcı
costermonger
seyyar (ordu)
(Askeri) mobile
seyyar lamba
portable lamp
seyyar Otomatik Diğital Şebeke (AUTODIN) uzaktan komuta terminali
(Askeri) mobile Automatic Digital Network (AUTODIN) remote terminal
seyyar balıkçı
costermonger
seyyar balıkçı
coster
seyyar dalış ve kurtarma birliği
(Askeri) mobile diving and salvage unit
seyyar elektrik gücü
(Askeri) mobile electric power
seyyar entegre edilmiş taktik terminali
(Askeri) mobile integrated tactical terminal
seyyar ev
caravan
seyyar gazeteci
news butcher
seyyar harekatlar kontrol merkezi
(Askeri) mobile operations control center
seyyar hastane
clearing hospital
seyyar hava-sıhhi toplanma tesisi
(Askeri) mobile aeromedical staging facility
seyyar ihtiyaçlar kaynak listesi
(Askeri) mobility requirement resource roster
seyyar istihbarat işleme unsuru
(Askeri) mobile intelligence processing element
seyyar kara kuvvetleri
(Askeri) ground mobile forces
seyyar kara sistemi
(Askeri) mobile ground system
seyyar kriko
trolley jack
seyyar kripto destek tesisi
(Askeri) mobile cryptologic support facility
seyyar kıyı deniz altı harbi
(Askeri) mobile inshore undersea warfare
seyyar kıyı deniz altı harp birliği
(Askeri) mobile inshore undersea warfare unit
seyyar merdiven
stepladder
seyyar meteorolojik tesis
(Askeri) meteorological mobile facility
seyyar meteorolojik tesis (yedek)
(Askeri) (R) meteorological mobile facility (replacement)
seyyar meyve satıcısı
costermonger
seyyar meyve satıcısı
coster
seyyar mikrodalga çıkarma sistemi
(Askeri) mobile microwave landing system
seyyar mutfak
rolling kitchen
seyyar müşterek komuta merkezi
(Askeri) mobile consolidated command center
seyyar satıcı
packman
seyyar satıcı
huckster
seyyar satıcı
street hawker, pedlar, peddler
seyyar satıcı
coster
seyyar satıcı
roadman
seyyar satıcı
pitchman
seyyar satıcı
barrow boy
seyyar satıcı
Chapman
seyyar satıcı arabası
apple chart
seyyar satıcı arabası
pushcart
seyyar satıcılar
(londra) pearlies
seyyar satıcılık
itinerant trade
seyyar satıcılık yapmak
hawk
seyyar satıcılık yapmak
peddle
seyyar satıcının arabası
applecart
seyyar tekke
slang car used as a place for taking narcotics
seyyar ticari temsilci
box wallah
seyyar vinç
travelling crane
seyyar şekerci
news butcher
ordu seyyar cerrahi hastanesi
(Askeri) mobile army surgical hospital
Müşterek Dünya Çapında İstihbarat Muhabere Sistemi (JWICS) seyyar birleştirilmiş
(Askeri) Joint Worldwide Intelligence Communications System (JWICS) mobile integrated communications system
Müşterek Seyyar Kontrol Grubu; müşterek intikal kontrol grubu
(Askeri) Joint Mobility Control Group; joint movement control group
Ordu seyyar cerrahi hastahanesi
(Askeri) mobile Army surgical hospital
ağır genişletilmiş seyyar taktik kamyon
(Askeri) heavy expanded mobile tactical truck
bir muharip komutanlığın seyyar yedek karargahının komutanı
(Askeri) commander of a combatant command's Mobile Alternate Headquarters
deniz kuvvetleri seyyar inşaat taburu
(Askeri) naval mobile construction battalion
deniz kuvvetleri seyyar çevre timi
(Askeri) naval mobile environmental team
destekli seyyar merdiven
step ladder
geçici seyyar oşinografi destek sistemi
(Askeri) interim mobile oceanographic support system
görev destek unsuru; seyyar abone teçhizatı
(Askeri) mission support element; mobile subscriber equipment
güvenlik ve trafiğe askeri yardım; seyyar kıyı destek terminali
(Askeri) military assistance to safety and traffic; mobile ashore support terminal
hintli seyyar satıcı
box wallah
küresel hava seyyar destek sistemi
(Askeri) global air mobility support system
kısıtlı seyyar sığınak
(Çevre) limited mobile shelter
manyetik teyip aktarımı; seyyar eğitim ekibi
(Askeri) magnetic tape transport; mobile training team
marjinal destek günü; seyyar emniyet tümeni
(Askeri) marginal support date; mobile security division
miliradyan; seyyar ikmal maddesi
(Askeri) milliradian; mobile reserve
müşterek seyyar röle merkezi
(Askeri) joint mobile relay center
müşterek seyyar yardım takımı
(Askeri) joint mobility assistance team
orta frekans; seyyar tesis; çok frekanslı
(Askeri) medium frequency; mobile facility; multi-frequency
orta teçhizat taşıyıcısı; seyyar çevre timi
(Askeri) medium equipment transporter; mobile environmental team
toptan seyyar satıcı
(Ticaret) wholesale peddler
ucuz mal satan seyyar satıcı
cheap jack
yükseltilmiş seferberlik cevabı; yer seyyar radarı
(Askeri) graduated mobilization response; ground mobile radar
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Otomobil
(Osmanlı Dönemi) (E) Bir yerde durmayıp yer değiştiren
(Osmanlı Dönemi) Gökte veyâ güneş etrâfında dolaşan yıldız. Gezegen
Belli bir yeri olmayan, gezici, gezgin
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif: "Zira muharebeden beri seyyar karyolamı hiç bırakmadım."- Y. K. Karaosmanoğlu
(Osmanlı Dönemi) Kervan, kafile
(Osmanlı Dönemi) bir yerde durmayıp yer değiştiren; sabit ve devamlı olmayan
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif
seyyar satıcı
Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse
seyyar
Favoriten