savuşturma

listen to the pronunciation of savuşturma
Türkisch - Türkisch
Savuşturmak işi
savuşturmak
Geçiştirmek, atlatmak
savuşturmak
Geçiştirmek, atlatmak: "Büyük bir felaketten henüz çıkmış bu adamda küçük bir sokak kavgası veya hafif bir araba kazasını savuşturmuş da şimdi üstünü başını düzeltmeye koyulmuş bir kimse hâli vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu
savuşturma
Favoriten