rotten, decayed; excessively indulged, pampered too much

listen to the pronunciation of rotten, decayed; excessively indulged, pampered too much
Englisch - Türkisch

Definition von rotten, decayed; excessively indulged, pampered too much im Englisch Türkisch wörterbuch

spoiled
şımarık

Şımarık çocuk sevmiyorum. - I don't like spoiled children.

Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın. - You're still the same spoiled little girl I knew two years ago.

spoiled
{s} berbat olmuş
spoiled
el bebek gül bebek
spoiled
gül bebek
spoiled
mahvolmak
spoilt
beş paralık
spoilt
şımarmak
spoiled
{f} boz

Buzdolabını açtığımda, etin bozulduğunu gördüm. - When I opened the refrigerator, I noticed the meat had spoiled.

Tom biraz bozulmuş yiyecek yedi ve hastalandı. - Tom ate some spoiled food and became sick.

spoilt
şımarık

Şımarık bir velet gibi davranıyorsun. - You're behaving like a spoilt brat.

spoilt
{f} boz
spoiled
bozulmuş

Tom biraz bozulmuş yiyecek yedi ve hastalandı. - Tom ate some spoiled food and became sick.

spoiled
(sıfat) berbat olmuş
spoilt
şımart/bozul/boz
spoilt
f., bak. spoil
spoilt
{s} bozulmuş
spoilt
(sıfat) şımarık, şımartılmış, bozulmuş, nazlı, berbat olmuş, berbat, nazlı büyütülmüş
spoilt
{s} berbat
spoilt
{s} berbat olmuş
spoilt
{s} nazlı büyütülmüş
spoilt
{s} nazlı
Englisch - Englisch
{s} spoilt
{s} spoiled
rotten, decayed; excessively indulged, pampered too much
Favoriten