pausenlos

listen to the pronunciation of pausenlos
Deutsch - Türkisch
aralıksız, kesintisiz, fasılasız
{'pauzınlo: s} aralıksız
aralIk vermeden
Englisch - Türkisch

Definition von pausenlos im Englisch Türkisch wörterbuch

continual
ardı arkası kesilmeyen
continual
süregelen

Bugün süregelen hisse senedi fiyat düşüşünün beşinci günüdür. - Today is the fifth day of continual stock price decline.

continual
aralıksız
continually
ikide birde
continual
sürekli

Peter sürekli annesiyle telefon görüşmesi yapıyor. - Peter is continually making phone calls to his mother.

O sürekli olarak para kalmadığından şikayet ediyordu. - She complained continually that there was no money left.

continual
devamlı

Tom devamlı olarak pasta yiyor. - Tom continually eats cake.

continual
sık
continually
mütemadiyen
continual
sık sık
continual
continually mütemadiyen
continual
ardı arkası kesilmez
continual
{s} durmadan
continual
{s} sıkça
continual
mütemadi
continually
sürekli olarak

Ben sürekli olarak pazara giderim. - I continually go to the market.

O sürekli olarak para kalmadığından şikayet ediyordu. - She complained continually that there was no money left.

Deutsch - Englisch
continually
without respite
uninterrupted
continual
nonstop
without pause
Sie streiten pausenlos/andauernd.
They argue continually