püskürt

listen to the pronunciation of püskürt
Türkisch - Englisch
eruct
sputter
repulse

They failed to repulse our attack. - Saldırılarımızı püskürtmeyi başaramadılar.

{f} eructing
pulverize
{f} sputtering
{f} spraying

Tom grabbed a fire extinguisher and started spraying. - Tom bir yangın söndürücü kaptı ve püskürtmeye başladı.

They are spraying the fruit trees. - Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.

{f} spray

Tom grabbed a fire extinguisher and started spraying. - Tom bir yangın söndürücü kaptı ve püskürtmeye başladı.

They are spraying the fruit trees. - Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.

atomize
püskür
erupt

The volcano erupts at regular intervals. - Volkan düzenli aralıklarla püskürür.

The eruption seems to be waning. - Püskürme azalıyor gibi görünüyor.

püskürt
Favoriten