My father had never been abroad until then.
- O zamana kadar babam hiç yurt dışında bulunmadı.
Until then, Tom had never seen Mary in jeans.
- O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi
Can you finish by then?
- O zamana kadar bitirebilir misin?
By then, however, it was too late.
- Ancak, o zamana kadar, çok geçti.
I found all the shops closed by that time.
- O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
Not till then did I realize the danger of the situation.
- O zamana kadar durumun tehlikesini fark etmedim.
We'll just have to wait till then.
- Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.