namaz

listen to the pronunciation of namaz
Englisch - Englisch
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Kunut
(Osmanlı Dönemi) Hamd. (Bak: Salât - Târik-üs salât)(Arkadaş! Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezbetmek namazın şe'nindendir. Namazın erkânı, "Fütühat-ı Mekkiye"nin şerhettiği gibi, öyle esrarı hâvidir ki, her vicdanın muhabbetini celbetmek, namazın şe'nindendir. Namaz, Hâlik-ı Zülcelâl tarafından her yirmidört saat zarfında t
(Osmanlı Dönemi) f. İslâmın beş şartından birisidir
(Osmanlı Dönemi) Kur'an
(Osmanlı Dönemi) Secde
(Osmanlı Dönemi) Tesbih
(Osmanlı Dönemi) Rüku
(Osmanlı Dönemi) Duâ
(Osmanlı Dönemi) Zikir
(Osmanlı Dönemi) Salât
(Osmanlı Dönemi) Şükür
Müslümanların dince belirlenen kurallara göre yaptıkları İslam'ın beş şartından biri olan ibadet, salat: "İki rekât namazı nerede olsa kılarız."- P. Safa
İslâm'ın beş şartından biri; Müslümanların dince belirlenen kurallara göre yaptıkları ibadet, salât
salat
namaz bezi
Başa örtülen bir tür örtü
namaz bezi
Namaz örtüsü
namaz kılmak
Namaz ibadetini yerine getirmek
namaz niyaz
İbadet
namaz seccadesi
Üzerinde namaz kılınan seccade
namaz vakti
Namazın kılınacağı vakit
namaz örtüsü
Namaz kılarken kadınların başlarına örttükleri tülbent vb. kumaştan yapılan örtü, namaz bezi
Namaz kılmak
eda etmek
Namazlar
salavat
Englisch - Türkisch

Definition von namaz im Englisch Türkisch wörterbuch

night namaz
teheccüd
namaz
Favoriten