marked; special

listen to the pronunciation of marked; special
Englisch - Türkisch

Definition von marked; special im Englisch Türkisch wörterbuch

distinguished
seçkin

Bir gazeteci olarak onun kariyeri seçkin başarılarla doluydu. - His career as a journalist was full of distinguished achievements.

İnsanlar onun seçkin bir bilim adamı olduğunu düşündü. - The people thought that he was a distinguished scientist.

distinguished
{s} görülebilir
distinguished
{s} sivrilmiş
distinguished
ayırt edilen
distinguished
{s} tanınmış
distinguished
seçilmek
distinguished
ünlü
distinguished
{f} ayırt et
distinguished
{s} güzide
distinguished
{f} ayırt et: adj.mükemmel
distinguished
{f} ayırt et: adj.seçki
distinguished
ayır

Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir. - These machines are distinguished by particularly high-quality workmanship.

Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir. - These devices are distinguished by particularly high-quality workmanship.

distinguished
{s} farkedilebilir
Englisch - Englisch
distinguished
marked; special
Favoriten