lastikli

listen to the pronunciation of lastikli
Türkisch - Englisch
equivocal
ambiguous
made of rubber; elastic, flexible; ambiguous, equivocal
elasticated
elastic, flexible
elastic
left handed
lastik
tyre

I have to push my bike because one of the tyres is flat. - Lastiklerden biri boşaldığı için bisikletimi itmek zorundayım.

We saw that a nail was stuck in the tyre. - Lastikte bir çivi sıkıştığını gördük.

lastik
rubber

I never thought this rubber band would come in handy when I put it in my pocket this morning. - Bu sabah cebime koyduğumda bu lastik bandın işe yarayacağını asla düşünmedim.

A rubber ball bounces because it is elastic. - Elastik olduğu için lastik bir top seker.

lastik
tire

I found the track of the tire. - Lastik parçasını buldum.

Tom was beaten to death with a tire iron. - Tom lastik bir demirle ölümüne dövüldü.

lastikli sözcükler kullanmak
equivocate
lastikli çarşaf
rubber sheet
lastikli konuşan kimse
equivocator
lastikli konuşmak
to speak in double entendres
lastikli söz
pun
lastikli söz
double-entendre
lastikli söz
double-talk
lastikli söz
double entendre
lastikli söz
double meaning
lastikli sözcük
elastic word
lastik
gum elastic
lastik
elastic

A rubber ball bounces because it is elastic. - Elastik olduğu için lastik bir top seker.

lastik
tire tyre
lastik
(Tıp) rubber stopper
lastik
India rubber
lastik
overshoe
Lastik
-tire
lastik
wheel

Tom gave me a nice set of aluminum wheels, but he kept the tires. - Tom bana güzel bir alimünyum jant seti verdi ama o lastikleri sakladı.

lastik
rubber, overshoe, galosh, storm rubber
lastik
rubber tyre
lastik
rubber (as a material)
lastik
eraser, Brit. rubber
lastik
elasticated
lastik
rubber band

I never thought this rubber band would come in handy when I put it in my pocket this morning. - Sabah onu cebime koyduğumda bu lastik şeridin işe yarayacağını hiç düşünmemiştim.

I never thought this rubber band would come in handy when I put it in my pocket this morning. - Bu sabah cebime koyduğumda bu lastik bandın işe yarayacağını asla düşünmedim.

lastik
rubber tire
lastik
rubber; elastic band, rubber band; tyre, tire
lastik
elastic band; elastic garter
lastik
elastic, elastic web
lastik
tread

When a tire loses its tread, it's time to buy a new one. - Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.

lastik
{i} gum
lastik
galosh
lastik
knitting ribbing
lastik
caoutchouc
Türkisch - Türkisch
İçinde veya üzerinde lastik bulunan
Türlü anlamlar verilebilen (söz, konuşma)
Lastik
korse
lastik
Kauçuktan yazı silgisi
lastik
Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı: "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar."- H. Taner
lastik
Kauçuktan yapılmış ayakkabı
lastik
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç: "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine."- N. Cumalı
lastik
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç
lastik
Bir tür esnek örgü
lastik
Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
lastik
Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı
lastik
Kauçuktan yapılmış (şey): "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer."- R. N. Güntekin
lastik
Kauçuktan ayakkabı
lastik
Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit
lastikli
Favoriten