kayitsizlik

listen to the pronunciation of kayitsizlik
Türkisch - Englisch

Definition von kayitsizlik im Türkisch Englisch wörterbuch

kayıtsızlık
unconcern
kayıtsızlık
forgetfulness
kayıtsızlık
oblivion
kayıtsızlık
indifference

Tom tried to feign indifference. - Tom kayıtsızlık numarası yapmaya çalıştı.

Indifference is the mildest form of intolerance. - Kayıtsızlık, hoşgörüsüzlüğün en hafif biçimidir.

kayıtsızlık
indifference, unconcern, negligence, apathy
kayıtsızlık
nonchalance
kayıtsızlık
carelessness
kayıtsızlık
unconcern, indifference
kayıtsızlık
complacency
kayıtsızlık
negligence
kayıtsızlık
listlessness
kayıtsızlık
{i} lukewarmness
kayıtsızlık
estrange
kayıtsızlık
coldness
kayıtsızlık
disregard
kayıtsızlık
stolidity
kayıtsızlık
lukewarm
kayıtsızlık
perfunctory
kayıtsız
indifferent

Lots of people in Japan are indifferent to politics. - Japonya'da bir sürü insan siyasete kayıtsız.

He seems to be indifferent to politics. - Politikaya kayıtsız görünüyor.

kayıtsız
{s} unregistered
kayıtsız
reckless
kayıtsız
freewheeling
kayıtsız
nonchalant
kayıtsız
apathetic

Having too many apathetic consumers is a danger for the economy. - Çok fazla kayıtsız tüketici olması ekonomi için bir tehlikedir.

I was really apathetic at first. - İlk başta gerçekten kayıtsızdım.

kayıtsız
regardless
kayıtsız
emotionless
kayıtsız
unreserved
kayıtsız
tepid
kayıtsız
cool
kayıtsız
casual
kayıtsız
stolid
kayıtsız
negligent
kayıtsız
unconcerned
kayıtsız
harumscarum
kayıtsız
lukewarm
kayıtsız
neglectful
kayıtsız
impassive
kayıtsız
incurious
kayıtsız
stationery
Kayıtsız
oblivious
kayıtsız
{s} careless
kayıtsız
headlong
kayıtsız
{s} forgetful
kayıtsız
{s} unrecorded
kayıtsız
{s} devil may care
kayıtsız
{s} listless
kayıtsız
{s} footloose
kayıtsız
uninscribed
kayıtsız
{s} apathetical
kayıtsız
derelict
kayıtsız
feckless
kayıtsız
unconditional

Sovereignty unconditionally belongs to the nation. - Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Do you love me unconditionally? - Beni kayıtsız şartsız seviyor musun?

kayıtsız
indifferent, unconcerned, stolid, apathetic, negligent, reckless; unregistered, unrecorded; unconditional
kayıtsız
carefree
kayıtsız
unregistered, unrecorded
kayıtsız
unconcerned, indifferent
kayıtsız
unmindful
kayıtsız
rough and ready
kayıtsız
unlimited
kayıtsız
freehearted
Türkisch - Türkisch

Definition von kayitsizlik im Türkisch Türkisch wörterbuch

kayıtsızlık
Aldırmazlık, ilgisizlik, umursamazlık, lâkaydî
kayıtsız
Aldırmaz, ilgisiz, umursamaz, lakayıt: "Sert, çabuk unutan kayıtsız bir asker durumu alacaktı."- H. E. Adıvar
kayıtsız
Kaydı yapılmamış, deftere veya yazıya geçirilmemiş olan
kayıtsız
Aldırmaz, ilgisiz, umursamaz, lâkayıt
kayıtsız
Bir şarta bağlı olmayan
kayitsizlik
Favoriten