küçümse

listen to the pronunciation of küçümse
Türkisch - Englisch
{f} scorned
despise

Even his servants despised him. - Onun uşakları bile onu küçümsedi.

The learned are apt to despise the ignorant. - Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.

{f} scorn

Why are you giving me such a scornful look? - Neden bana böyle küçümseyen bir görünüm veriyorsun?

Everybody is fed up with Dan's scornful attitude. - Herkes Dan'ın küçümseyen tavrından bıktı.

pooh pooh
{f} condescending
belittle

He takes every opportunity to belittle you. - O sizi küçümsemek için her fırsatı kullanır.

Do not belittle his suggestions. - Onun önerilerini küçümseme.

despised

Even his servants despised him. - Onun uşakları bile onu küçümsedi.

His very servants despised him. - Onun hizmetkarları onu küçümsedi.

küçümse
Favoriten