ile birlikte

listen to the pronunciation of ile birlikte
Türkisch - Englisch
along with

Tom boarded the ship along with his three children. - Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.

Along with this increase, there has been a change in the world's economic organization. - Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.

hand in hand with
although
(Dilbilim) in company with
associated with
apart from
no sooner ... than
(deyim) in common with
as soon as
in conjunction with
together with

The father is together with his son, how cozy it is! - Baba oğlu ile birlikte, ne kadar rahat!

You don't just go to the cinema to watch films. Rather, you go to the cinema in order to laugh and cry together with two hundred people. - Film izlemek için sinemaya gitmezsiniz. Daha ziyade, iki yüz kişi ile birlikte gülmek ve ağlamak için sinemaya gidersiniz.

as well as
conjunction with
ile birlikte olmak
go around with
ile birlikte yaşamak
live with

Tom is hard to live with. - Tom ile birlikte yaşamak zor.

Tom is easy to live with. - Tom ile birlikte yaşamak kolay.

ile birlikte çalışmak
team up with
bunu faturası ile birlikte otele gönderir misiniz
Will you send it to the hotel with a receipt
dara ile birlikte ağırlık
tare and bret
gerçekleşen kâr ile birlikte
cum dividend
ile beraber/birlikte
1. together with, along with, including, inclusive of: Haşim öbür çocuklarla birlikte okula gitti. Haşim went to school along with the other children. Termosifonun fiyatı KDV'yle birlikte bir milyon liraydı. The price of the water heater, VAT included, was one million liras. 2. when, at the same time that: Kışın gelmesiyle beraber odun pahalılaştı. When winter arrived wood became more expensive. 3. although: Sadece on iki yaşında olmakla beraber motorlar hakkında epey bilgisi var. Although he's only twelve, he knows a fair bit about motors. Hakan itiraz etmekle beraber Mümtaz işin tümünü tek başına yaptı. Although Hakan objected, Mümtaz did all the work by himself. 4. as well as, apart from, besides: İyi bir şair olmakla birlikte çok yetenekli bir öğretmen. Apart from being a good poet he is also a very capable teacher
kâr ile birlikte değeri
dividend on
kâr ile birlikte değeri
cum dividend
porsiyon garnitür ile birlikte mi geliyor
Does the meal come with garnish
porsiyon patates ile birlikte mi geliyor
Does the meal come with potatoes
porsiyon sebze ile birlikte mi geliyor
Does the meal come with vegetables
sonraki ile birlikte
(Bilgisayar) keep with next
sonraki ile birlikte tut
(Bilgisayar) keep with next
ile birlikte
Favoriten