That'll change nothing.
- O hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
I've got nothing to say to him.
- Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.
I listened, but I didn't hear anything.
- Dinledim fakat hiçbir şey duymadım.
I can't promise anything, but I'll do my best.
- Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.
The room was so dark that we could see nothing at all.
- Oda o kadar karanlıktı ki hiçbir şey göremedik.
Tom could feel nothing at all.
- Tom hiçbir şey hissedemiyordu.
There's nothing I can do to help her.
- Ona yardım etmek için yapabileceğim hiç bir şey yok.
Tom has nothing else to do.
- Tomun yapacak başka hiç bir şeyi yok.
I can never predict anything.
- Hiç bir şeyi asla önceden tahmin edemem.
Do you ever hear anything about Misako?
- Misako hakkında hiç bir şey duydun mu?