hedeflenen

listen to the pronunciation of hedeflenen
Türkisch - Englisch
objective
is aimed
(Kanun) projected
targeted
hedeflenen lisan
target language
hedeflenen balıkçılık
(Denizbilim) targeted fishery
hedeflenen belirli araştırma
(Askeri) target population
hedeflenen doz
(Çevre) delivered dose
hedeflenen enflasyon oranı
(Ticaret) targeted inflation rate
hedeflenen gelir oranı
(Ticaret) target return
hedeflenen infilak noktası
(Çevre) desired ground zero
hedeflenen muafiyetler
(Ticaret) targeted exemptions
hedeflenen şirket
target company
hedefle
{f} targeting

Our city police have a new campaign targeting drunken driving. - Bizim şehir polisinin sarhoş sürücüleri hedefleyen yeni bir kampanyası var.

hedefle
{f} aim

It is wrong to aim at fame only. - Sadece şöhreti hedeflemek yanlıştır.

You're not aiming high enough. - Yeterince yüksek hedeflemiyorsun.

hedefle
{f} project
hedefle
{f} targeted

Facebook makes money by selling targeted advertising. - Facebook hedeflenmiş reklam satarak para kazanır.

hedefle
{f} projected
hedeflenen
Favoriten