hazcı

listen to the pronunciation of hazcı
Türkisch - Englisch
hedonistic
hedonist
haz
{i} pleasure
haz
{i} delight
haz
gratification
haz
enjoyment
haz
(Bilgisayar) june

Misako married a Canadian last June. - Misako, geçen Haziran bir Kanadalıyla evlendi.

I've believed in Kylie Minogue since June 12, 1998. - 12 Haziran 1998'den beri Kylie Minogue'a inanırım.

haz
joy
haz
relish
haz
{i} elation
haz
{i} enchantment
haz
pleasure, delight, enjoyment, gusto
haz
{i} indulgence
haz
rejoicing
haz
{i} gusto
Englisch - Englisch

Definition von hazcı im Englisch Englisch wörterbuch

haz
Heat Affected Zone - a narrow zone of material close to the cut edge that turns hard and brittle due to heat generated by the cutting process
haz
Heat Affected Zone - the edge of the laser-machined surface that receives an excess of heat during the operation In the HAZ, the microstructure is altered near the surface of the cut or weld - only into the first few thousandths of an inch of the parent material Lasers produce significantly less HAZ than TIG or electron beam welding Can be readily removed from metal work pieces by electropolishing
haz
Health Action Zone
haz
Heat-Affected Zone, or the area where laser beam and metal (or other) surface are in contact
Türkisch - Türkisch
Hazcılık ile ilgili olan
Hazcılığı benimseyen ve savunan kimse, hedonist
hedonist
haz
Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku
haz
Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk
haz
Hoşa giden duygulanım
haz
Bir şeyden duyulan sevinç
haz
Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku: "Ömrünün en öfkeli veya buhranlı anlarında bile yaşamak hazzının parıltısı gözlerinden eksik olmazdı."- A. Ş. Hisar
haz
Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma
Englisch - Türkisch

Definition von hazcı im Englisch Türkisch wörterbuch

HAZ
(Askeri) tehlikeli kargo (hazardous cargo)
hazcı
Favoriten