hayaletler

listen to the pronunciation of hayaletler
Türkisch - Englisch
ghosts
hayalet
ghost

Do you really believe in ghosts? - Gerçekten hayaletlere inanır mısınız?

Tom doesn't believe that ghosts exist. - Tom hayaletlerin var olduğuna inanmıyor.

hayalet
shape

I woke up in the middle of the night and saw a strange, scary shape on my bed. - Gecenin ortasında uyandım ve yatağımda garip, korkunç bir hayalet gördüm.

hayalet
spirit

Mary felt as if a ghost or spirit had touched her back. - Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.

hayalet
{i} sprite
hayalet
phantom, ghost, spectre, phantasm, apparition, spook
hayalet
phantom

The Phantom slowly, gravely, silently, approached. - Hayalet yavaş yavaş, ciddi, sessizce yaklaştı.

hayalet
ghost image
hayalet
wraith
hayalet
zombi
hayalet
shadow

Do ghosts have shadows? - Hayaletlerin gölgeleri var mı?

hayalet
spectre
hayalet
eidolon
hayalet
shade
hayalet
{i} phantasm
hayalet
{i} specter
hayalet
revenant

Leonardo DiCaprio won the Oscar for best actor for his role as Hugh Glass in The Revenant. - Leonardo DiCaprio, Hayalet filminde Hugh Glass rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazandı.

hayalet
{i} spook

Children came running in terror from the different spookhouses along the street. - Çocuklar yol boyunca farklı hayaletevlerden dehşet içinde koşarak geldiler.

hayalet
{i} apparition
hayalet
phantasmagoria
hayalet
banshee
hayalet
spectre [Brit.]
hayalet
ghost, vision, apparition
hayalet
shadowy figure, ghostlike shape
hayalet
shades
Türkisch - Türkisch

Definition von hayaletler im Türkisch Türkisch wörterbuch

HAYALET
(Osmanlı Dönemi) Göze görünen hayal, karaltı
Hayalet
fantom
hayalet
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, görüntü
hayalet
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, görüntü: "Gözümün önünde durmaksızın geçen bir hayalet var."- Y. Z. Ortaç
hayalet
Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan cin, peri, hortlak gibi görüntüler
hayalet
Belli belirsiz görülen şey, gölge
hayaletler
Favoriten