generating a sense of pride; being a cause for pride

listen to the pronunciation of generating a sense of pride; being a cause for pride
Englisch - Türkisch

Definition von generating a sense of pride; being a cause for pride im Englisch Türkisch wörterbuch

proud
gururlu

Virjinya'daki federalistler gururluydular. - Federalists in Virginia were proud.

Doktor olmaktan gururluyum. - I am proud of being a doctor.

proud
{s} kibirli

Aşk sabırlıdır, aşk şefkatlidir. Kıskanmaz, övünmez, kibirli değildir. - Love is patient, love is kind. It does not envy, it does not boast, it is not proud.

Ondan hoşlanmadım çünkü çok kibirli. - I don't like him because he is too proud.

proud
{s} kibirli: He's too proud to apologize. O kadar kibirli ki özür bile dilemez
proud
göğsü kabarmak
proud
grurlu
proud
göğüsü kabarmak
proud
özünü beğenmiş
proud
heybetli
proud
muhteşem
proud
proud flesh tıb
proud
canlı görkemli
proud
izzetinefsi olan
proud
(sıfat) gurur verici, azametli, gururlu, onurlu, şerefli, mağrur, kibirli, görkemli, kabarmış
proud
{s} azametli
proud
{s} şerefli

Şerefli ölmektense şerefsiz yaşamak daha iyidir. - Better to live dishonored than die proud.

proud
proudheartedkibirli
proud
{s} görkemli
proud
{s} gurur verici

O en gurur verici anlarımdan biriydi. - It was not one of my proudest moments.

Hayatımın en gurur verici anıydı. - It was the proudest moment of my life.

Englisch - Englisch
proud

It was a proud day when we finally won the championship.

generating a sense of pride; being a cause for pride
Favoriten