gözden geçir

listen to the pronunciation of gözden geçir
Türkisch - Englisch
go through

I'll go through both the good times and the bad with you. - Seninle olan hem iyi hem de kötü zamanları gözden geçireceğim.

I never want to go through that again. - Ben asla onu tekrar gözden geçirmek istemiyorum.

revise

The rule should be revised. - Kural yeniden gözden geçirilmelidir.

I have to revise for a biology test. - Biyoloji testi için gözden geçirmek zorundayım.

review

Please review the contents and provide any appropriate feedback. - Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.

You must appropriately review the outcome of your bargain. - Pazarlığının sonucunu uygun bir şekilde gözden geçirmelisin.

{f} scanning
{f} scanned
went through
bone up
gone through
{f} run through
overview
gözden geçir
Favoriten