Tom didn't want to be seen with Mary.
- Tom, Mary'yle görülmek istemiyordu.
The result remains to be seen.
- Sonuç görülmek için kalır.
I am not ashamed to be seen with them.
- Onlarla görülmekten utanmam.
Tom didn't want to be seen with Mary.
- Tom, Mary'yle görülmek istemiyordu.
They saw a strange animal there.
- Onlar orada garip bir hayvan gördü.
Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop.
- Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.
Love is seeing her in your dreams.
- Aşk onu rüyalarında görmektir.
I'm looking forward to seeing you this April.
- Bu nisanda seni görmeye can atıyorum.
Mary decided never to see him any more.
- Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.
Love is seeing her in your dreams.
- Aşk onu rüyalarında görmektir.
I've never seen such a wonderful sunset.
- Böyle harika bir günbatımı hiç görmemiştim.
Germs can only be seen with the aid of a microscope.
- Mikroplar sadece bir mikroskop yardımıyla görülebilir.
His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
- Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.
Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users.
- Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.
He happened to catch sight of a rare butterfly.
- Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.
She stood astonished at the sight.
- Görünüşte şaşırmış gibi duruyordu.
He fell in love with her at first sight.
- İlk görüşte ona âşık oldu.
Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users.
- Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.
She was deemed to deserve the gold medal for fair play.