Bay White onun için mahkemeye çıktı.
- Mr White appeared for him in court.
Onun için bir gömlek satın aldı.
- She bought a shirt for him.
Bunun için özür dilerim.
- I apologize for this.
Bunun için iyi bir neden vardı.
- There was a good reason for this.
Ben nezaketin için sana çok minnettarım.
- I am much obliged to you for your kindness.
Her şeyden önce, konukseverliğin için sana teşekkür etmek istiyorum.
- First of all, I would like to thank you for your hospitality.
Karar vermek size kalmış.
- That's for you to decide.
İyiliğiniz için size minnettarım.
- I am grateful to you for your kindness.
Bunu senin için yapıyorum.
- I'm doing it for you.
İşte senin için bir mektup.
- Here is a letter for you.
Bu benim için çok zordu.
- This is very difficult for me.
Bu kitabı okumak benim için kolay.
- It is easy for me to read this book.
run for it.
... on society to tell him what makes him valuable. ...
... we tell him her or him that, look, you do one version for ...